14 Haziran 2012 Perşembe

Forex Piyasası ve Risk Yönetimine Giriş

Yatırım piyasasında yatırımcının dikkat etmesi gereken iki önemli konu;

1-) Sermaye Yönetimi (Risk yönetimini de içerir) : Sermayeyi nasıl kontrollü bir şekilde arttırdığımızla ilgilenir. Forex'de sermaye yönetimi önemlidir. Örneğin 1000 TL'niz 1500 olacakken 900 TL oluyorsa, başarısız bir sermaye yönetimi yapmışız demektir.

2-) Yatırım Psikolojisi: Keynes'in de dediği gibi, insanlar ihtiyaçlar güdüsüyle ve gelecek kaygısıyla para talep eder.

Bu iki konuyu birleştirerek bir yatırım stratejisi, bir "disiplin" oluşturmak önemlidir.
Forex'de belli bir miktar para yatırıp işlem yapmaya başlamadan önce şu soruları kendimize sormak önemlidir:
  • Nereden başlamalıyım?
  • Tecrübem var mı?
  • Nasıl kâr elde ederim?
  • Eğer kâr olmuyorsa, nasıl sermayemi korurum?

Forex'de başarının sırrı "disiplin"i oluşturan bu dört sorudan gelir. Disiplin oluştururken bazı kuralları değerlendirip, prensip haline getirmek yatırım piyasasında ayakta kalmak adına önemlidir. Spot işlemden farklı olarak piyasanın disiplini öne çıkar. Stock aldığımızda satma koşullarına kendimiz karar veririz. Ancak Forex'de zamanlamalar, dalgalanmalar olduğu için, "adımlar" önemlidir:

1-) Her zaman trend yönünde pozisyonlar açın: Eğer bu kural bir kaç kez para kazanmanıza yardım ederse, asla bu kuralı bozmayın. Trend karşısnda pozisyon açmak tecrübesiz yatırımcılar için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Kuralı bozarsak piyasa yöneticisi "yatırımcılar" değil "yatırımlar" olur!

2-) Planınızı koruyun: Katı kurallar da koymalıyız gerektiğinde. Mesela ne zaman pozisyonu kapatacığımızı belirlemeliyiz.

3-) Piyasanın döneceğini umarak "stop-loss" (zarar kes) seviyenizi değiştirmeyin! Umut size çok para kaybettirebilir. Diyelim Euro-Dolar pozisyonu aldık, 1.30 seviyesinden bir stok aldık. Eğer 1.30'un altına inerse kendimize zarar-kes seviyesi koymalıyız. 1.28'de olduğunda tüm sermayemizi kaybetmekten korumuş oluruz. Stock-Loss koymazsak pozisyon kendiliğinden kapanabilir.

4-) Belirli bir stoka tüm paranızı yatırmayın: Genel geçer kural, paranızın %10-20'sini işleme yatırmalıyız der. Hatta bazı analistçilere göre bu oran %5'tir.

5-) Olabildiğince hızlı bir şekilde kayıpları kesin: Kayıplarınız sizi korkutmasın. Onlar sadece piyasa işleyişinin bir parçası..

6-) Para kazanmaktan korkmayın: Olabildiğince kazandıran pozisyonlara yoğunlaşın. Pozisyon açılışından önce bir hedefiniz olmalı. Hedefe ulaştıysak pozisyonu kapatmalıyız, asla daha erken değil.

7-) Bir piyasa pozisyonu açmak için kendinizi zorlamayın: Öngörünüz yoksa sadece bir ara verin.

8-) Her zaman ne kadar kazanacağınızı ve ne kadar kaybedeceğinizle kıyaslayın: En az 3'te 1 kâr/zarar oranını tutturmaya çalışın! Pozisyona daha başlarken!

9-) Tüm işlemlerinizi not edin. Not almak önemlidir. Değişimleri görmek kolaşlaşır, ileride ona göre hareket ederiz.

10-) Bir gruba yatırım yapmayın: Eğer düzenli bir pozisyona sahipseniz, okuduğunuz farklı analiz düşüncelerinden sonra kararınızı değiştirmeyin. Analizciler elbette yardımcı olurlar, ancak her analizcinin iyi bir işlemci olmadığını hatırlayın. Analizcilerin bakış açısı uzun ve kısa vadeli olarak değişebilir.

12 Haziran 2012 Salı

Portföy Oluşturma

Portföyünüzü, bir hisse yazı geldiğinde diğeri tura gelecek şekilde oluşturursanız, yani aynı yönde hareket eğilimi göstermeyen hisseler seçerseniz, toplamda riskinizi düşürürsünüz.

Tüketici harcamalarına çok bağlı olan GM hisseleri ekonomi iyiyken yükselme, ekonomi kötüyken düşme eğilimindedir. Lilly hissesi daha zıt hareket eder, çünkü ekonomi sendelerken daha fazla insan hastalanıp daha çok ilaç tüketebilir. Bu iki hisse birbiriyle ilişkisizdir. Eğer her ikisini birden alırsanız ekonomi büyüse de küçülse de kârda olursunuz...

Portföy Oluşturma

Portföyünüzü, bir hisse yazı geldiğinde diğeri tura gelecek şekilde oluşturursanız, yani aynı yönde hareket eğilimi göstermeyen hisseler seçerseniz, toplamda riskinizi düşürürsünüz.

Tüketici harcamalarına çok bağlı olan GM hisseleri ekonomi iyiyken yükselme, ekonomi kötüyken düşme eğilimindedir. Lilly hissesi daha zıt hareket eder, çünkü ekonomi sendelerken daha fazla insan hastalanıp daha çok ilaç tüketebilir. Bu iki hisse birbiriyle ilişkisizdir. Eğer her ikisini birden alırsanız ekonomi büyüse de küçülse de kârda olursunuz...

Parite Öyküsü


Olay, henüz dalgalı döviz kurlarının uygulanmadığı yıllarda ABD-Kanada sınırındaki bir kasabada geçmektedir. Malum, her iki ülke de para birimi olarak 'Dolar' kullanmaktadırlar.
Yalnız, her ikisi de kendi paralarının daha değerli olduğunu iddia etmektedirler.
Şöyle ki kanadalılara göre: 1 ABD Doları = 90 Kanada centi,
Amerikalılara göre ise : 1 Kanada Doları = 90 ABD centi.
Bir Amerikalı, cebindeki 1 dolarla dolaşmaya çıkar. Bir ara karnı acıkır ve simit alır (Amerikan Simiti!). Simitin fiyatı 10 centtir. Cebindeki 1 doları verir. Simitçi bozuk para ararken cebinin bir köşesinde 1 Kanada doları bulur, onu verir (90 cente eşit ya!).
Derken sınırı yürüyerek geçer ve Kanada da dolaşmaya başlar. Kaleme ihtiyacı olduğunu hatırlar. Girer bir kırtasiyeye. Kalemin fiyatı 10 Kanada centidir. Cebindeki 1 Kanada dolarını verir. Kırtasiyeci de para üstü olarak 1 ABD Doları verir.(90 Kanada Centine eşit ya!). Oradan da ayrılıp evine döner.
Sonra düşünmeye başlar: "Yahu sabah evden çıkarken cebimde 1 ABD dolarım vardı, şimdi de 1 ABD dolarım var.
Peki, simitle kalemin parasını kim verdi?